İbret-i Alem Zafer
İbret-i Alem Zafer
Sabır ve zafer, biri diğerinden ayrılmayan iki dosttur. Muvaffak olmuş birini görüp de işin sırrını sorduğumuzda aslında cevabın ne olduğunu zaten biliriz. Ama zaferi nefsin feragatı olmaksızın kazandıracak formülü, var olmadığını bile bile arayıp dururuz. İşte önemli zaferlerimizden biri olan Haçova Meydan Savaşı, bu ibret gözüyle değerlendirilmelidir.
İslâm tarihi sabrın ve sebatın meyvesi olan zaferlerle doludur. Bazen bütün bir topluluk ümitsizlik bataklığının içinde kaybolup gitmek üzereyken, sabrı ve sebatı tavsiye eden birkaç kişinin direnci, kendisinden o ana kadar hiçbir işaret gelmeyen zaferin, akıl almaz suretlerde yüzünü gösterip müslümanların avuçlarının içine konmasıyla sonuçlanmıştır.
Kimi zaman bu zafer yüzünü öyle suretlerde göstermiştir ki, aynı şeylerle bir filmde karşılaşılsa mantıksız ve zorlama olarak değerlendirilebilir. Ama rahmetli Necip Fazıl’ın bir oyununda geçtiği gibi: “Hayat bir şeyi yapınca o şey tamamdır. Olurmusu, olmazmısı yoktur.”
Haçova zaferi işte böyle bir zaferdir. Ve İstanbul’un fethi nasıl Akşemseddin’siz düşünülemezse, Haçova zaferi de Hoca Saadeddin’siz düşünülemez. Sultan III. Mehmed onun dirayeti sayesinde, İslâm ve Osmanlı tarihinin en mühim ve ilginç zaferlerinden birini kazanan ordunun başında bulunma şerefine erişmiştir.
Etiketler: osmanlı zaferleri