İKİNCİ GÖKTÜRK KAĞANLIĞI

İKİNCİ GÖKTÜRK KAĞANLIĞI

630 yılında baÅŸlayan 50 yıllık esaret döneminde Çin, Türk kavimlerini durmadan yerinden oynatır, parçalar ve böler. Yapılan ayaklanmalar da çok kanlı bir ÅŸekilde bastırılır. Ancak bu baskı ve ÅŸiddet dönemi Türklerin millî benliklerini yok edemez. Aksine Türklerdeki millî ÅŸuuru daha da perçinler. Türklerin bu devirde içine düştükleri hüzün ve kederin, acıklı ve ibret dolu ifadelerini Orhun Kitabeleri’nde görmek mümkündür.

II. Göktürk KaÄŸanlığı, baskı ve zulüm devirleri ardından 681 yılında Göktürk hanedan soyu Aşına’dan gelen Kutlug tarafından kuruldu. Kutlug, az zamanda akıl hocası Tonyukuk ile kaÄŸanlığı, Ötügen baÅŸkent olmak üzere yeniden teÅŸkilâtlandırmıştır. Bu sebeple Kutlug KaÄŸan’a İl’i=devleti derleyip toplayan manasına İlteriÅŸ ûnvanı verildi. Ordu ve diplomasi iÅŸlerini Bilge Tonyukuk’a bırakan İlteriÅŸ KaÄŸan, kardeÅŸi Kapagan’ı da ÅŸat tayin etti. Devlet kurulduktan sonra, elli yıllık esaret hayatının acısını çıkarmak ve Türklerin kırılan gururlarını tamir etmek için Çin’e karşı sayısız akınlar yapıldı. Hatta bu akınların birinde 23 Çin ÅŸehrinin tahrip edildiÄŸi ve Okyanus’a kadar ulaşıldığından bahsedilmektedir. Orhun Kitabeleri’nde İlteriÅŸ KaÄŸan’ın en büyük destek ve yardımcılarından birinin eÅŸi İlbilge Hatun olduÄŸu belirtilmektedir.

İlteriş Kağan 692 yılında öldüğü zaman Göktürk Devleti eski haşmet ve gücüne erişmiş bulunuyordu. Yerine biri 8 yaşında Bilge, diğeri 7 yaşında olan Kül Tigin adlı oğullarının yaşlarının küçüklüğü sebebiyle, kardeşi Kapagan, kağan oldu (692-716). Kapagan Kağan devri, fetihlerin devam ettiği ve Türk birliğinin kurulduğu bir devir olmuştur. Kapagan, bu birliği gerçekleştirmek için gerektiğinde çok şiddetli davranmıştır. Bu sebeple Kırgızlar, Türgişler ve Basmıllar itaat altına alınmış, Karluklar ve Oğuzlar cezalandırılmıştı. Ayrıca onun zamanında tarım reformu ve tohum ıslahı gibi hareketlere de girişilmişti. Bu amaçla gelişmiş Çin tarımının tekniklerinin uygulanması için Çin ile savaşılmıştır.

KapaÄŸan KaÄŸan 716 yılında öldüğü zaman ÅŸiddet politikasının bir neticesi olarak devlet içerisinde büyük karışıklıklar baÅŸ gösterdi. Yerine geçen oÄŸlu İnal bu meselelerle baÅŸ edecek kabiliyette olmadığı için idareyi İlteriÅŸ’in oÄŸulları Bilge ve Kül Tigin almak zorunda kaldılar. Her ikisi de amcaları Kapagan’ın kaÄŸanlığı zamanında önemli devlet görevlerinde bulunmuÅŸlar ve baÅŸarı göstermiÅŸlerdi. Bilge, ÅŸat ûnvanı ile devletin Batı ( Sol) kanadının başında bulunmuÅŸtu. 716 yılında Bilge, KaÄŸan olunca küçük kardeÅŸi Kül Tigin, aÄŸabeyinin yerine devletin batı kanadının başına geçti. Kül Tigin aynı zamanda ordunun düzenlenmesi iÅŸini de üzerine almıştı. Babalarının baÅŸveziri olan Bilge Tonyukuk tecrübeli bir devlet adamı kimliÄŸi ile aynı görevine devam etti. Eski Türk devlet anlayışına göre iyi bir kaÄŸanın baÅŸlıca iki özelliÄŸi olmalıydı: Bilgelik ve alplik. Bu iki kardeÅŸten Bilge KaÄŸan, bilgelikle; Kül Tigin ise alpliÄŸi, cesareti ile şöhret kazanmıştır.

Bilge KaÄŸan zamanında devlet, eski güç ve itibarına kavuÅŸtu. Çin ile ittifak hâlinde olan güçlü MoÄŸol kabileleri ve Basmılların oluÅŸturduÄŸu tehdit ortadan kaldırıldı . Böylece doÄŸuda ve batıda kaÄŸanlık sınırları doÄŸal sınırlarına kavuÅŸmuÅŸ oldu. Bilge KaÄŸan devri (716-734), İkinci Göktürk Devleti’nin en parlak devri olmuÅŸtur. Bu baÅŸarılar, üç Göktürk büyüğünün; Tonyukuk, Bilge ve Kül Tigin’in azim, gayreti ve hepsinden önemlisi uyumlu çalışmaları ile elde edilmiÅŸti. Önce Tonyukuk’un 725, sonra Kül Tigin’in 731 yılında ölümü üzerine, iki büyük yardımcısını kaybeden Bilge KaÄŸan da 734 yılında öldü. Bu üç Türk büyüğü adına ayrı ayrı dikilen kitabeler, bu çağın ölmez hatıralarıdır.

Göktürk Kitabeleri’nde de söylendiÄŸi gibi, küçükler, büyükler gibi yaratılmadığı için, Bilge KaÄŸan’dan sonra gelen Türk devlet adamları da bilgisiz ve kötü olmuÅŸlardı. Ayrıca Dokuz OÄŸuzlar yani Uygurlar, Karluklar ve Basmıllar gibi Türk kavimleri de güçlenmiÅŸlerdi. İşte 743 yılında bu üç Türk kavminin, Basmıl Türklerinin baÅŸkanlığında toplanıp, Göktürk Devleti’ni yıkmalarıyla Göktürk devri de sona ermiÅŸtir.BaÅŸlangıçta yalnızca akın ve savaÅŸlar için kurulmuÅŸ gibi görünen Göktürk KaÄŸanlığı, artık VIII. yüzyılda, bir kültür devleti olma yoluna girmiÅŸti. Ayrıca Türkçe konuÅŸan ve kendilerini birbirine yakın hisseden bütün Orta Asya halklarını bir araya getirmiÅŸti . Göktürklerin kurup geliÅŸtirdiÄŸi yüksek devlet anlayışı Orta Asya Türk boylarının kolay kolay hafızalarından çıkmamıştır. İşte bu açıdan 744′te kurulan Uygur devleti Göktürklerin bir devamı gibidir.

Etiketler: ,

Yorum Yapın